Tüm yazılar
💞 İlişkiler

Odysseus ve Penelope'den İlişkilere Dair Dersler

Nolan'ın 'The Odyssey' filmi gündemdeyken, Homeros'un 3000 yıllık destanının ayrılık, belirsizlik ve güven üzerine hâlâ geçerli olan derslerine bakıyoruz.

Yazar QuizCupid Editör Ekibi4 Eylül 20264 dk okuma

Odysseus ve Penelope'den İlişkilere Dair Dersler

Christopher Nolan'ın gişe rekorları kıran 'The Odyssey' filmiyle birlikte Homeros'un 3000 yıllık destanı yeniden gündemde. Ama bu hikaye sadece savaş, deniz canavarları ve tanrılardan ibaret değil; merkezinde iki insanın yirmi yıllık ayrılığı var. Odysseus'un Truva'dan eve dönüşü on yıl sürer, ama İthaka'da kalan Penelope'nin yirmi yılı (savaşın on yılı artı dönüşün on yılı) kendi başına anlatılmayı hak eden bambaşka bir hikaye.

Yüzü, Zephyros'un dağ doruklarına serptiği kar gibi eriyordu; sonra Euros onu çözer, eridikçe nehirler kabarıp yeniden akar. Sevgili yanakları da tıpkı öyle gözyaşlarıyla eriyordu. Kendi kocası için ağlıyordu, oysa o tam yanı başındaydı.

Homeros, Odysseia, 19. Kitap (Emily Wilson'ın 2018 İngilizce çevirisinden)

Neden Şimdi Odysseus?

Nolan'ın filmi hikayeyi aksiyon ve ölçek üzerinden anlatıyor olabilir, ama Odysseia'nın yüzyıllardır okunmaya devam etmesinin asıl sebebi savaş sahneleri değil. Destan, insanların birbirinden en uzun süre koptuğunda ne olduğunu, o kopuşun ikisini de nasıl değiştirdiğini ve yeniden bir araya gelmenin neden 'eskisi gibi olmak' anlamına gelmediğini anlatıyor. Bugün uzak mesafe ilişkileri yaşayan, bir sevdiğini askerlik, hapis, uzun bir tedavi süreci ya da iş nedeniyle uzun süre göremeyen herkes için bu 3000 yıllık hikaye şaşırtıcı derecede tanıdık geliyor.

Penelope'nin Yirmi Yılı: 'Belirsiz Kayıp' Nedir?

Penelope'nin durumunu psikolojide tam olarak tarif eden bir kavram var: 'belirsiz kayıp' (ambiguous loss). Terapist ve araştırmacı Pauline Boss, 1999'da yayımladığı 'Ambiguous Loss: Learning to Live with Unresolved Grief' kitabında bu kavramı, sevilen biri fiziksel olarak yok ama net bir kayıp da yaşanmamış durumlar için tanımlar: kayıp askerlerin aileleri, Alzheimer hastalarının yakınları gibi. Penelope tam olarak bu durumda: kocası ölmüş mü, hayatta mı bilmiyor, yas tutamıyor çünkü kesin bir kayıp yok, ama hayatına da devam edemiyor çünkü belirsizlik sürüyor. Boss'un araştırmasına göre bu tür bir belirsizlik, net bir kayıptan bile daha yıpratıcı olabilir, çünkü zihin kapanış bulamadan sürekli umut ile çaresizlik arasında gidip gelir.

Odysseus'un Dönüşü: Eve Dönmek, Aynı Eve Dönmek Değildir

Odysseus İthaka'ya vardığında kimse onu tanımaz, çünkü hem fiziksel olarak değişmiştir hem de Truva'da ve dönüş yolunda yaşadıkları onu başka bir insan haline getirmiştir. Eve dilenci kılığında girer, önce kimseye kim olduğunu söylemez. Bu, sadece bir hikaye numarası değil: uzun bir ayrılıktan sonra dönen kişi, çoğu zaman ayrıldığı kişi değildir artık. Savaştan, hastalıktan, uzun bir yalnızlıktan dönen biri de duygusal olarak 'tanınmaz' hale gelebilir, ve geride kalan taraf bazen tanıdık bedeni görüp içindeki değişimi fark etmekte gecikir. Bir ilişkinin yeniden kurulması, o yeni haliyle birbirini yeniden tanımayı gerektirir, eski haline dönmeyi beklemeyi değil.

Sadakat Sınavı: Penelope'nin Dokuma Hilesi

Penelope'yi pasif bir bekleyiş içinde hayal etmek kolay, ama destanda o kesinlikle pasif değildir. Kayınpederi için bir kefen dokuduğunu söyleyip, işi bitirene kadar hiçbir taliple evlenmeyeceğine söz verir; sonra her gece dokuduğunu gizlice söker, böylece iş asla bitmez. Yüz sekiz talibi yıllarca bu yöntemle oyalar. Bu, sadakatin sadece 'hiçbir şey yapmadan beklemek' olmadığını gösteriyor: Penelope aktif olarak zaman kazanıyor, kendi geleceği üzerinde kontrol kurmaya çalışıyor, sadece kaderine razı olmuyor. Modern ilişkilerde de sadakat genelde böyle işler, dışarıdan pasif bir 'sadık kalma' gibi görünen şey, içeriden bakınca sürekli küçük, aktif seçimlerden oluşur.

Tanınma Anı: Güven Nasıl Yeniden Kurulur?

Odysseus eve döndüğünde Penelope onu hemen kabul etmez, tersine onu sınar. Hizmetçisine, evlilik yatağını odanın dışına taşımasını söyler. Odysseus buna öfkeyle karşılık verir, çünkü o yatağı kendi elleriyle, kökleri hâlâ toprakta duran canlı bir zeytin ağacının gövdesi üzerine kurmuştur; yatak taşınamaz, çünkü ağaç kesilmeden sökülemez. Sadece gerçek Odysseus bunu bilebilir. İşte tam bu anda Penelope onu tanır, güzel sözlerle değil, ikisinin dışında kimsenin bilmediği paylaşılmış bir gerçekle. Uzun bir ayrılıktan sonra güvenin yeniden kurulması da genelde böyle işler: soyut vaatlerle değil, sadece o iki kişinin bildiği küçük, doğrulanabilir detaylarla, ortak bir geçmişin kanıtıyla.

Mitolojiden Bugüne: Uzun Ayrılıkların Ortak Noktası

Penelope ve Odysseus'un hikayesi, MIA (kayıp asker) ailelerinden uzun tedavi süreçlerine, hapis cezalarına, uzun mesafeli ilişkilere kadar birçok modern durumla aynı iskelete sahip: fiziksel ya da duygusal bir yokluk, kesin bir bilgi eksikliği, ve o boşlukta bir hayatı sürdürme çabası. Boss'un araştırması, bu tür durumlarla baş edebilen insanların ortak bir özelliği olduğunu gösteriyor: belirsizliği yok saymak ya da ona teslim olmak yerine, hem umudu hem de olası kaybı aynı anda taşıyabilmeyi öğreniyorlar. Yani soru 'ne zaman pes etmeliyim' değil, 'bu belirsizlikle birlikte nasıl yaşarım, kendi hayatımı nasıl durdurmam' oluyor.

Sık Sorulan Sorular

Odysseus'un yolculuğu gerçekten yirmi yıl mı sürdü? Evet: Truva Savaşı on yıl sürer, Odysseus'un savaş sonrası İthaka'ya dönüş yolculuğu da bir o kadar sürer. Penelope bu süre boyunca kocasının akıbetini bilmeden bekler.

Penelope gerçekten sadık mıydı, yoksa başka seçeneği mi yoktu? Destanda 108 talip onunla evlenmek istiyor ve reddetmesi hiç kolay değil, sosyal ve ekonomik baskı büyük. Sadakati pasif bir durum değil, yıllar süren aktif bir direniş olarak okumak daha doğru.

Bu hikayeden çıkarılacak tek ders 'sadık kal' mı? Hayır. Asıl mesele, birbirinden uzun süre kopmuş iki insanın, o kopuşun ikisini de değiştirdiğini kabul ederek nasıl yeniden bağ kurabildiği; sadakat bunun sadece bir parçası.

Odysseia'nın bugün hâlâ okunmasının sebebi kılıç dövüşleri değil, muhtemelen bu: ayrılığın, belirsizliğin ve yeniden tanışmanın nasıl bir şey olduğunu, üç bin yıl önce bugünkünden çok da farklı olmayan bir dille anlatması. Nolan'ın filmi izleyiciyi savaşa götürüyor olabilir, ama hikayenin kalbi hep İthaka'da, dönüşü bekleyen o evde kalmıştı.

İlgili testi deneİlişki Uyumu Testiİletişim, güven ve ortak zaman gibi bir ilişkinin temel taşlarını ölçen sorularla, ne kadar uyumlu olduğunuzu keşfedin.Teste başla
Paylaş