Tüm yazılar
💞 İlişkiler

İlişkilerde Sağlıklı İletişimin 5 Altın Kuralı

Kavgaların çoğu ne söylendiğinden değil, nasıl söylendiğinden çıkar. Tartışmaları büyütmeden çözmenin ve birbirinizi gerçekten duymanın 5 kuralı.

Yazar QuizCupid Editör Ekibi14 Ağustos 20263 dk okuma

İlişkilerde çıkan pek çok kavga, aslında söylenen sözden değil, o sözün nasıl söylendiğinden çıkar. Doğru niyetle kurulan bir cümle bile yanlış anda ya da sert bir tonla söylendiğinde karşı tarafı savunmaya geçirebilir. Sağlıklı iletişim doğuştan gelen bir yetenek değildir, zamanla geliştirilebilecek bir alışkanlıktır. Aşağıdaki beş kural, günlük hayatta uygulaması kolay ama etkisi büyük yöntemlerdir.

İki kulağımız ve bir ağzımız vardır ki, konuştuğumuzdan iki kat daha fazla dinleyebilelim.

Epiktetos

1. Suçlamak Yerine Hissettiğinizi Anlatın

"Sen hiç beni dinlemiyorsun" cümlesiyle "Konuşurken telefonuna baktığında dinlenmediğimi hissediyorum" cümlesi aynı şikayeti anlatır, ama ikincisi çok daha az saldırgan gelir. Birincisi karşı tarafı hemen savunmaya iter, çünkü içinde bir suçlama vardır. İkincisi ise sadece sizin hissinizi anlatır ve tartışmaya değil çözüme kapı açar. Bir dahaki sefere bir şikayetiniz olduğunda cümleyi "sen" yerine "ben" ile kurmayı deneyin, örneğin "Sen unuttun" yerine "Unutulduğumda üzülüyorum" demek gibi.

2. Doğru Zamanı ve Ortamı Seçin

İşten yorgun eve gelen birine kapıdan girer girmez ciddi bir konu açmak ya da arkadaş grubunun ortasında partnerinize bir eleştiri yöneltmek, konuşmanın gerçek amacından uzaklaşmasına yol açar. Karşı taraf o anda kendini köşeye sıkışmış hisseder ve asıl mesele yerine savunmaya odaklanır. Önemli bir konuyu açmadan önce "Bu akşam yemekten sonra biraz konuşabilir miyiz?" diye sormak, karşınızdakine hazırlanma fırsatı verir ve konuşmanın çok daha sakin geçmesini sağlar.

3. Gerçekten Dinleyin, Sadece Cevap Sırasını Beklemeyin

Bir tartışma sırasında çoğu insan, karşısındaki konuşurken aslında kendi cevabını kafasında hazırlar. Bu dinlemek değildir, sırasını beklemektir. Aktif dinleme; göz teması kurmayı, sözü kesmemeyi ve duyduğunuzu kendi cümlelerinizle özetlemeyi içerir. "Yani bu konuda kendini yalnız hissettin, öyle mi?" gibi bir cümle, karşınızdakine gerçekten duyulduğunu hissettirir ve pek çok tartışmayı daha büyümeden söndürür.

Bu döngüyü kırmanın pratik yollarından biri “aktif dinleme” olarak adlandırılır: yanıt vermeden önce, duyduklarınızı kendi sözlerinizle kısaca özetleyin; örneğin, “Yani, telefonumdan başımı kaldırmadığımda kendinizi önemsenmemiş hissettiğinizi söylüyorsunuz,” deyin ve ardından kendi bakış açınızı ekleyin. Başlangıçta yavaş ve biraz garip gelebilir, ancak bu yöntem, konuşma ilerlemeden önce her iki tarafın da birbirlerini gerçekten anladıklarını teyit etmelerini sağlar.

4. Beden Dilinizin de Konuştuğunu Unutmayın

Kollarını kavuşturmak, gözlerini devirmek, telefona bakmaya devam etmek ya da derin bir iç çekmek, hiçbir söz söylemeden bile çok şey anlatır. İletişimde kelimelerin payı sanıldığından çok daha azdır, ses tonu ve beden dili mesajın büyük kısmını taşır. Zor bir konuşma sırasında omuzlarınızı gevşetmek, kollarınızı açık tutmak ve sesinizi yükseltmemek, sözlerinizin daha kolay kabul görmesini sağlar.

Aşırı bir göz devirme hareketi

5. Amacınız Kazanmak Değil, Çözmek Olsun

Bir tartışmayı kim haklıymış diye bitirmeye çalışan çiftler genellikle ikisi de kaybeder. Sağlıklı iletişimin amacı haklı çıkmak değil, birlikte bir yere varmaktır. Bazen bu bir uzlaşma bulmak, bazen de sadece karşınızdakinin neden öyle hissettiğini anlamak demektir, aynı fikirde olmasanız bile. Kendinize "Bu konuşmadan haklı çıkarak mı ayrılmak istiyorum, yoksa ona daha yakın hissederek mi?" diye sormak, tartışmanın gidişatını değiştirebilir.

Bu beş kuralı bir gecede alışkanlık haline getiremezsiniz ve bu normaldir. Önemli olan, zaman zaman eski alışkanlıklarınıza dönseniz bile tekrar denemeye devam etmektir. Sağlam ilişkiler, hiç tartışmayan çiftlerin değil, tartıştıktan sonra birbirine dönmeyi bilen çiftlerin ilişkileridir.

Psikolog John Gottman'ın 'Dört Atlı' Modeli

İlişki araştırmacısı John Gottman, kırk yılı aşkın gözlem sonucunda bir çiftin geleceğini yüksek doğrulukla tahmin edebilen dört yıkıcı iletişim kalıbı tanımladı: eleştiri, savunmaya geçme, hor görme ve duvar örme (sessizce içine kapanma). Bunların arasında en tehlikelisi hor görmedir, çünkü karşınızdakinin sözünü küçümseyen alaycı bir ton ya da göz devirme içerir ve saygının aşındığının en net işaretidir. Yukarıdaki beş kural aslında bu dört kalıbı tek tek etkisiz hale getirmenin pratik yollarıdır: "ben" cümleleri eleştiriyi azaltır, gerçekten dinlemek savunmaya geçmeyi önler, beden dilinize dikkat etmek ise hor görmenin sohbete sızmasını engeller.

Sık Sorulan Sorular

Sadece bir taraf bu kurallara uymaya çalışıyorsa yine de işe yarar mı? Yine de yardımcı olur, bir konuşmada daha sakin ve daha az savunmacı olan tek bir kişi bile, ikisi de tam olarak buna dahil olmadan önce genel havayı yumuşatabilir.

Daha iyi iletişim kurmaya çalışırken bile arada bağırmak normal mi? Evet, amaç kusursuz bir sicil değil, zamanla daha iyi bir orandır; bir kaymayı fark edip konuşmanın ortasında yön değiştirmek bile bir ilerlemedir.

İlgili testi deneİlişki Uyumu Testiİletişim, güven ve ortak zaman gibi bir ilişkinin temel taşlarını ölçen sorularla, ne kadar uyumlu olduğunuzu keşfedin.Teste başla
Paylaş